Dünya Kısırlık ve Tüp Bebek Derneği Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan, yumurta üretemeyerek erken menopoza giren kadınların da artık anne olma şansları bulunduğunu söyledi: “Sıfır yumurta artık anne olmaya engel değil. Geliştirilen yeni yöntem, yumurtalığın tekrar yumurta üretmesini sağlıyor.” Dünyada henüz 7 gebelik gerçekleştirebilen bu yöntemi, Türkiye’de deneyen Prof. Dr. Gürgan konuyla ilgili Hürriyet’e şunları söyledi:

 

YUMURTA GELİŞİMİ TETİKLENİYOR
“Bazı kadınların yumurta üretememe gibi sorunları olabiliyor. Bu kişiler erken menapoza girebiliyor. Hasta grubunun bir kısmında, yumurta üretiminin olduğu yumurtalıkların dış yüzeyinde hâlâ gelişme ve yumurta oluşturma potansiyelinde olan follikül denilen yapılar bulunuyor. Fakat bu yapılar adet döngüsüne ve daha da önemlisi tüp bebek yöntemindeki ilaç tedavisine cevap veremiyor. Bunun nedenleri araştırıldı; yumurta içinde ‘hippo signalling’ denilen follikül ve yumurta gelişmesini kontrol eden bir moleküler sinyal sistemi olduğu belirlendi. Sinyal olumsuz olduğunda yumurta oluşmasını baskılayan bir hal aldığı ve kişide sıfır yumurta sorunu ortaya çıktığı görüldü. Olumsuz sinyali ortadan kaldıran müdahaleler veya teknikler kullanıldığında ise yumurtalık aktivasyonu ve yumurta gelişimini tetiklenebilmesinin mümkün olduğu ortaya çıktı.

İLK DEFA JAPONLAR YAPTI
İlk defa Japon bilim adamları 2013 yılında hayvanlarda yaptıkları çalışmalardan elde ettikleri başarılı sonuçları bir süre sonra insanlara da uyguladı. Geliştirilen tekniğe göre, kadının yumurtalığından bir parça alınıyor. Bu parça 80-100 parçaya bölünüyor. Bölünen parçalar iki gün boyunca aktivasyon sıvısı içerisinde tutuluyor. İki gün sonra bu parçalar tek tek kadının yumurtalığına yerleştiriliyor. Yöntemle kadınların bir süre sonra yumurta üretmeye başladıkları gözlendi. Yumurtaların tüp bebek işlemi ile yumurtalıklardan alınıp spermler ile döllenmesi sonucu da canlı doğumlar ortaya çıktı. 20 kişiden 9’unda yumurta üretilebildi, 4’üne tüp bebek yapıldı, 3 gebelik ve canlı doğum elde edildi. Ancak bu tedavinin başarılı olabilmesi için hastanın iki gün içerisinde iki defa ameliyat olması ve ileride yumurtaların üzerine nasıl etki yapacağı tam saptanmamış ve etik kurul onayı gerektiren özel maddeler ile aktive edilmesi gerekiyor.

Çalışma sonrasında İspanyol bilim insanları değişik bir yaklaşım uyguladılar. Buna göre yine kadının yumurtalığından bir parça alınarak 80-100 parçaya bölündü. Bu kez aktivasyon sıvısı kullanılmadan, bir ameliyatla kadının yumurtalığına tüneller içerisinden her parça tek tek yerleştirildi. Bu yöntemde de yumurtalıkların çalışmaya başladığı belirlendi ve gebelik sonrası canlı doğumlar meydana geldi (17 vakanın 9’unda yumurta gelişti, 4 canlı doğum ortaya çıktı). İlk veriler, İspanyol bilim insanlarının çalışmalarının işlem süresini hatırı sayılır bir şekilde kısalttığını (yaklaşık bir saat sürüyor) ve sadece cerrahi olarak uygulanan mekanik tekniğin de etkili olabileceğini gösterdi.

4 KADINDA DENEDİK
Yöntemi Türkiye’de de denediklerini anlatan Prof. Dr. Gürgan şu bilgileri verdi: “Biz de Türkiye’de ilk defa İspanyol bilim insanlarının yaptığı yöntemi 4 kişi üzerinde denedik (Kadınlar 35 yaş altında ve 3-4 yıldır yumurta yetmezliği hikayeleri bulunuyor). Tek farkımız küçük bir kesi ile kadının yumurtalığından alınan ve 80-100’e bölünen parçaları bir tüp yardımı ile kadının yumurtalığına bir kerede enjekte etmemiz oldu. Bu da ameliyat süresini 30 dakikaya indirdi. Şimdi 3-6 ay aralığında yumurta gelişimini bekliyoruz. Umudumuz Türkiye’de de sıfır yumurtaya rağmen kadınlara anne olabilme şansı sunabilmek.

Yaptığımız işlemler esnasında herhangi bir ilaç, madde veya yabancı bir doku kullanılmadı. Kadınlara sadece kendi hücreleri enjekte edildi. İlk aşamada 4 hastaya yapılan girişim hastalar açısından problemsiz bir şekilde sonuçlandı. Bu çalışma ileride menopozun geciktirilmesi için de umut. Yumurta varken yumurtayı alıp saklayıp yıllar sonra yumurtalığın içine koyup yumurta geliştirebilirsiniz. Yumurtası olmayan kişilerde de yumurtalık parçalarının bir kısmı saklanırsa aktive olabilir.”

BAŞARACAĞIM
Ameliyat olan E.T. Hürriyet’e yaptığı açıklamada, “Şu anda çok mutlu ve huzurluyum. Üzerimden büyük bir yük gitmiş durumda. Ameliyata gülerek ve pozitif olarak girdim. Ekip harikaydı. Ameliyattan sonra da kendimi çok mutlu hissettim. Başaracağım bunu, biliyorum. Umarım anne olacağım” dedi.

Bir önceki yazımız olan Dr. Nuray BOZKURT ile Bilimsel Toplantılarımız devam ediyor... başlıklı makalemizde Balanslama Tekniği ve Bilimsel Toplantılar hakkında bilgiler verilmektedir.