• Tüp Bebek Merkezi - Kadın Sağlığı - İnfertilite
    Dileğimiz Çocuksuz Aile Kalmasın...
  • tr
  • en
  • de
  • ar

TÜP BEBEK’TE DOĞAL DEVRİM !

Tüp bebekte “doğal” devrim,

Doğurganlık aşısının dünyadaki son formülasyonuna Türk imzası

Gürgan ve Benkhalifa yeni tekniği anlattı:

“Kültür” ortamında embriyoya “rahim içi” adaptasyonu

“Doğala dönüş”

Dünya Tüp Bebek Derneği Başkanı Prof. Dr. Timur Gürgan ve Picardie Jules Verne Üniversitesi’nden Reproduktif Biyoloji ve Genetik Uzmanı Prof. Dr. Moncef Benkhalifa, birlikte geliştirdikleri doğurganlık aşısının dünyadaki son formülasyonuyla hamilelik şansı farklı sebeplerle düşük olan kadınların gebe kalma oranlarını yüzde 50 artırmayı başardı. Benkhalifa, “Anne adayından aldığımız yumurtaların çevresindeki destekleyici hücrelerle bir kültür ortamı yaratıyoruz ve bunu gün be gün destekliyoruz. Transferden önce de kültür ortamına aldığımız embriyoları sanki rahim içine transfer olmuş gibi hissetirip, adaptasyonunu sağlıyoruz” dedi. Gürgan, “Yeni yöntemle mevcut gebelik oranlarımızı yüzde 50’si kadar artırdık. Aslında bu bir anlamda doğala dönüş. Doğa, bize bu şansı sunuyor” ifadesini kullandı.
Prof. Dr. Gürgan ve Prof. Dr. Benkhalifa, tüp bebek’te devrim niteliğinde bir keşfe imza attı. Doğurganlık aşısının dünyadaki son formülasyonunu geliştiren iki isim, herhangi bir sebeple hamile kalma şansı düşük kadınlarda gebe kalma oranlarını yüzde 50 oranında artırdı. Benkhalifa yeni yöntemi şöyle anlattı:
Kültür ortamında embriyo adaptasyonu
“Yaş faktörü nedeniyle gebe kalamamış, daha önce tekrarlayan gebelik başarısızlıkları olmuş, tüp bebek denemesi yapılmış ancak tutmamış ve sonuç olarak embriyo tranfserleri negatif sonuçlanmış hastalarda iki yeni sistemi devreye soktuk. Bunlardan ilki, yardımcı kültürleme; ikincisi ise rahim içi bağışıklık sistemini yeniden revize etme. Yardımcı kültürleme sayesinde aslında doğala dönüyoruz. Embriyoları, daha rahim içine transfer etmeden önce sanki rahim içine girmiş gibi hissettiriyoruz. Nasıl yapıyoruz bunu? Önce anne adayının, kendisinden aldığımız yumurtaların çevresindeki destekleyici hücrelerle bir kültür ortamı yaratıyoruz. Daha sonra bunu, kültür ortamında gün be gün destekliyoruz. Transferden önce de embriyoları bu kültür ortamına alıp sanki rahim içine transfer olmuş gibi hissetiriyoruz ve adaptasyonunu sağlıyoruz. Aynı zamanda bu kültürleme, doğal yani anne adayının kendisinden geldiği için sadece tutunmasına yardımcı olmuyor, aynı zamanda embriyoların gelişimine de katkıda bulunuyor. Böylece tutunma şansı daha da artıyor.”

“Kabul etme” kapasitesi de artırılıyor

“Rahim içi bağışıklık sistemini yeniden revize etme” yönteminin “doğurganlık aşısı” olarak da değerlendirilebileceğini anlatan Benkhalifa, “Anne adayının kendisinden aldığımız kanın içinden ayırdığımız birtakım hücreleri rahim içine vererek, rahim içinin kabul etme kapasitesini de artırıyoruz. Gebelik oranını bu sayede yukarı çekmiş oluyoruz” diye konuştu.

“Doğal”a dönüş ile gebelik şansı yüzde 50 arttı

Prof. Dr. Gürgan ise bu yeni yöntemle mevcut gebelik oranlarının yüzde 50’si kadar artış yaşandığını kaydederek, şunları söyledi:
“Örneğin gebelik şansı yüzde 50 olan bir anne adayının, bu yöntemle şansını yüzde 70’lere çekebildik. Yüzde 40 olanınkini, yüzde 60’lara çıkardık. Tabi ki burası bir referans klinik olduğu için buraya genelde zor hastalar geliyor. 40 yaşın üzerindeki bir anne adayının gebelik oranı yüzde 20’yse bunu neden yüzde 30’a çıkarmayalım? Daha genç yaşlarda gebelik oranı yüzde 40’sa bunu neden yüzde 60’lara çıkartmayalım? Beklentimiz, şu ana kadarki çalışmalar ve tecrübelerimiz bunun bu şekilde arttığını gösteriyor. Özellikle zor hastalara alternatif bir takım tedavi yöntemleri sunmamız lazım. Bu da doğa ile oluyor. Aslında bu kısaca bir doğala dönüş. Doğa, bize bu şansı sunuyor”