• Kadın Sağlığı İnfertilite ve Tüp Bebek Merkezi
  • en
  • de
  • ar
hafta-hafta-gebelik2

Hafta Hafta Gebelik

40 haftalık gebelik süreciniz boyunca hem sizde hem de bebeğiniz de oluşacak gelişim aşamalarını hafta hafta bloğumuzdan takip edebilirsiniz.

Fertilizasyon (Döllenme) Haftası: Geçen hafta rahime doğru giden kan akımınızdaki estrojen ve progesteron seviyelerinde bir artış olmuştur. Bunun sebebi döllenecek olan yumurtanıza uygun verimli ve kan akımından zengin rahim dokuları oluşturabilmektir. Aynı zamanda yumurtalıklarınızda da “folikül” dediğimiz sıvı dolu keseciklerin içinde yumurtalarınız olgunlaşmıştır. Bu haftanın başında yumurtlamanız olur. Yumurtalarınızdan biri (yüksek ihtimalle en güzeli) yumurtalıktan dışarı atılır ve fallop kanalı içine girer. Yumurtlamadan sonraki 12-14. saatlerde yumurtanız tüp içerisindeyken eşinizden gelen milyonlarca spermden bir tanesi ile döllenecektir. Spermlerin yolculuğu vajinadan başlar, rahim ağzı, rahim vetüplerden geçerek yumurta ile buluşurlar, bu zorlu yolculuğun sonunda yumurtaya ulaşabilen sperm sayısı azdır ve bunlardan sadece biri şanslıdır ve yumurtanın dış membranından içeri geçebilmiştir.Sonraki 10-30 saatte spermin çekirdeği ile yumurtanınki birbiriyle kaynaşır ve genetik materyaller birleşir.Eğer sperm Y kromozomu taşıyorsa bebeğinizin cinsiyeti erkek, X kromozomu taşıyorsa kız olacaktır.Tüpten rahime doğru olan 3-4 günlük yolculukta döllenmiş olan yumurtanın ismi artık “zigot”tur ve 16 hücreli hale gelecektir. Zigot rahime ulaştığında ise artık “morula”dır. 1-2 gün sonra rahimde onun için hazırlanmış olan tabakaya yuva yapmaya başlayacaktır, bu arada da muhteşem bir transformasyon geçirmekte ve inanılmaz bir şekilde büyümektedir.Bu dönemde bebeğiniz hücrelerden oluşan bir top halini alır ve “blastokist” diye adlandırılır. Embriyonun gelişeceği bir iç tabaka, amniyotik keseyi oluşturacak sıvı dolu bir tabaka ve plasenta haline gelecek bir dış tabakası vardır.
İmplantasyon (Yerleşme) Haftası: Şu anda birkaç yüz hücreden oluşan bir topçuk halindeki bebeğinizde bir kısım hücreler plasentayı oluşturmaya çalışmaktadır ve bu hücreler gebelik hormonu olan HCG yi salgılamaya başlarlar. HCG yumurtalıklara artık yumurta üretmenize gerek yok mesajı gönderir ve aynı zamanda bebeğimize destek olacak estrojen ve progesteron üretimi arttırılır. HCG gebelik testinin pozitif çıkmasını sağlayan hormondur. Bu dönemde henüz adet gecikmesi olmadığı için test yapılmasına gerek yoktur ama bazı anne adayları çok aceleci olduğu için bu dönemde de test yapar ve pozitif sonuç alabilirler. Oysa gebelik testleri için ideal zaman adet geçtikten 3-4 gün sonrası hatta mümkünse 1 hafta sonrasıdır.
4. Hafta: Bu hafta embriyonik dönemin başlangıcıdır. Bu haftadan itibaren 10.haftaya kadar bebeğinizin organları gelişmeye başlayacak hatta bazıları çalışmaya başlayacaktır. Bu dönem bebeğinizin gelişimine engel olabilecek her türlü durum için en savunmasız olduğu dönemdir.Bu dönemde bebeğiniz haşhaş tohumu büyüklüğünde bir embriyodur ve 2 tabakadan oluşmaktadır; epiblast ve hypoblast. Bütün organları bu tabakalardan gelişecektir.Plasenta da bu dönemde 2 tabakalı olarak gelişmeye başlar. Plasental hücreler uterus içine doğru tüneller oluşturur ve büyüyen bebeğe oksijen ve besin transferi için gerekli alanlar yaratır. Bu dönemde bebeğin barınacağı amnion sıvısı oluşur ve plasenta hazırlanana kadar bebek için gerekli kan ve besin desteğini vermek görevini amniyotik sac yürütür.
5. Hafta: Bebeğiniz bir susam taneciği kadardır ve bir insan yavrusundan çok küçük bir kurbağa yavrusuna benzemektedir. Şu an 3 tabakadan oluşmaktadır; ektoderm, mesoderm, endoderm. İlerde bütün organları bu tabakalardan gelişecektir. Örnek olarak ektoderm adlı en üst tabakadan nöral tüp, beyin, sinirler, saç, tırnak, diş minesi gelişecektir. Orta tabaka olan mesodermden kalp ve dolaşım sistemi şekillenmeye başlayacaktır. Bu haftada kalp minik odacıklara bölünmeye başlar ve hatta kan pompalamaya başlar. Endoderm katmanından ise akciğer, bağırsaklar, tiroid, karaciğer gibi çok sayıda organ şekillenecektir.Bu dönemde bebeğimizin ihtiyacı olan besin ve oksijen desteği için ilkel bir plasenta ve göbek kordonu görev başına geçerler.6. hafta: Bir mercimek taneciği kadardır. Oldukça büyük bir kafa,göz ve burun deliklerine dönüşecek karanlık noktalar, kafanın yanında kulakların oluşacağı küçük çukurluklar şeklinde burun ağız ve kulaklar şekillenmeye hazırlanır. Kollar ve bacakların yerleri belirlenir. Bu haftanın özelliği kalp atışlarının başlamasıdır. Kalp atışlarını bu haftada başlatmış olması, gebeliğinizin devam edeceğini büyük oranda garantilemektedir. Çoğu erken gebelik kaybı kalp atışları başlamadan önce olmaktadır.
6. Hafta: vücudunuzda birçok şey hızla değiştiği için gebeliğin en zor haftalarından biridir ama kalp atışlarını duyunca her şeye değdiğini fark edeceksiniz.
7. Hafta: Eller ve ayaklar belirmeye başlar. Hala bir embriyo olduğu için kuyruk tarzında bir uzantısı vardır ama giderek küçülüp 2-3 hafta içinde yok olacaktır. Bu arada küçülen tek şey budur ve bebeğiniz hızlı bir şekilde büyümektedir. Geçen haftadan beri iki katına çıkmış ve bir yaban mersini kadar olmuştur.
8. Hafta: Perdeli de olsa el ve ayak parmakları belirir. Göz kapakları artık gözünü kaplayabilir. Gelişmekte olan akciğerin içine doğru hava yolları dallanmaya başlar, beyinde de sinir uçları dallanarak birbirleriyle ilkel de olsa iletişime geçmeye başlarlar. Bu haftada bebeğiniz bir kuru fasulye taneciği kadardır ve sürekli kaymakta ve hareket etmektedir.
9. Hafta: Bebeğiniz bu hafta bir üzüm tanesi kadardır ama giderek bir insana benzemeye başlamıştır. Embriyonik kuyruk tamamen yok olmuştur, kalp 4 odacığa bölünmüştür, kapakçıklar şekil almaya başlamıştır. Dış genital organları oluşuyordur ama henüz cinsiyet ayırt edilemez. Gözleri artık şekillenmiştir, göz kapakları gözlerini kapatmaktadır ve 27. haftaya kadar gözlerini açmayacaktır. Küçücük kulakları oluşmakta, ağız ve burun delikleri belirginleşmektedir. Plasenta artık hormon üretiminde asıl yükü üzerine alabilecek kabiliyettedir. Bebeğimizin temel fizyolojik altyapısı oluşmuştur, artık büyümeye hazırdır.
10. Hafta: Bu hafta bir küçük erik kadar olan bebeğimiz aslında gelişimi açısından en kritik evreleri tamamlamıştır. Artık vücudundaki dokuların ve organların hızlı büyüyüp gelişeceği fetal dönemin başlangıcındadır. Yutma fonksiyonu başlamıştır. Böbrekler, karaciğer, beyin ve bağırsaklar artık faaliyete geçmiştir, gebeliğiniz boyunca gelişimlerini sürdüreceklerdir. El ve ayak parmakları oluşmaya ve teni ayva tüyleri ile kaplanmaya başlamıştır. Elleri ve ayaklarını vücudunun ön kısmında toplamaya başlayacaktır.
11. Hafta: Bebeğiniz bu hafta bir incir kadardır ve vücudu iyice şekillenmiştir. Elleri yakında açılacak ve yumruklarının içine kapanacaktır, diş eti altında küçük diş tomurcukları belirmeye ve bazı kemikleri sertleşmeye başlayacaktır. Bu hafta tekme ve gerilme hareketleri yoğunlaşır. O minicik hareketleriyle su balesi yapıyor izlenimi vermektedir. Vücudu büyüyüp geliştikçe bu hareketleri giderek sıklaşacaktır. Henüz sizin bunları hissetmeniz için çok erkendir.
12. hafta: Bu haftadaki en çarpıcı gelişme onun refleksleridir. Bebeğinizin parmakları açılıp kapanacak, göz kaslarını sıkabilecek, ağzı emme hareketi yapmaya başlayacaktır. Karnınıza parmağınızla bir dürtme hareketi uygularsanız kıvrılma hareketi ile yanıt verebilecektir fakat bunu hissetmeniz mümkün olmayacaktır. Göbek kordonuna doğru hızlı bir şekilde büyüyen bağırsakları artık karın boşluğuna doğru yol alacaktır. Böbrekleri ise artık mesaneye idrar göndermeye başlamıştır. Bu arada sinir hücreleri hızla çoğalıyor ve beyninde çok sayıda sinir ileti merkezleri kuruluyordur. Küçük bir limon büyüklüğüne yaklaşan bebeğinizin yüzü artık tam bir insan yüzü şeklindedir. Gözler yüzün ön tarafına doğru taşınmıştır ve kulakları da artık olması gereken yere çok yakındır.
13. Hafta: Minik parmak uçları üzerinde parmak izleri belirmeye başlar, incecik teninin altında damarları ve bazı organları görülebilmektedir. Vücudu hızla büyüyerek başına yetişmeye çalışmaktadır ama hala vücudun üçte ikisi baştan oluşmaktadır. Bebeğimiz bu hafta bir mandalina kadardır.
14. Hafta: Bebeğinizin boyu hızlı bir şekilde uzamaktadır, artık bir kivi kadar olmuştur. Yüzünde mimikler belirmeye başlar, gözlerini kısabilir, kaşlarını çatabilir, yüzü değişik ifadelere bürünebilir. En güzeli artık parmağını emmeye başlamış olmasıdır.
15. Hafta: Yaklaşık 10 cm olan boyu ile artık bir elma kadar olan bebeğinizin ışığı hissetme zamanı gelmiştir. Her ne kadar göz kapakları kapalıda olsa göbeğinize tuttuğunuz güçlü bir ışık kaynağı onu ışıktan uzaklaşmaya yönlendirebilir. Bu haftada içinde yaşadığı amniyotik sıvıyı burnundan çekip solunum yollarına taşımayı öğrenir ki bu şekilde akciğerlerindeki hava keseciklerini geliştirecektir. Bu haftanın en güzel yanı, artık cinsiyetini öğrenebilecek olmanızdır. 12. haftadan itibaren cinsiyeti USG ile tayin etmek mümkündür fakat bebeğin küçük olması ya da pozisyonuna bağlı hayal kırıklıkları yaşanabilir, 15. haftadan sonra ise cinsiyetini pek fazla saklayamayacaktır.
16. Hafta: Bu hafta bebeğiniz bir armut kadar olmuştur ama önümüzdeki birkaç haftada çok hızlı gelişim gösterip neredeyse ikiye katlanacaktır. Bu hafta artık kafasını dik tutabilmektedir, göz ve kulakları artık olması gereken yerdedir ve ayak tırnakları oluşuyordur. 16.hafta bebeğinizin hareketlerini hissedebileceğiniz en erken dönemdir. Özellikle ilk gebelikte bebeğin hissedilmesi 20 hatta 22. haftaya kadar bile gecikebilir. Bu kişiden kişiye çok değişkenlik gösterebileceği için tedirgin olmamak gerekir. İlk hareket bir “kelebek kanadı dokunuşu” gibidir. İlk hareketi hissettikten sonra tekrar günlerce hiçbir şey hissedilmeyebilir, bu da normal bir durumdur. Bebeğinizi her gün hissedeceğiniz günlere henüz gelmediniz.
17. Hafta: Bebeğinizin iskeleti, yumuşak kıkırdaktan kemiğe doğru dönüşmeye başlıyor ve yaşam bağı olan göbek kordonu da gittikçe güçlenip kalınlaşıyor. Yaklaşık bir ayva büyüklüğünde olan bebeğinizin boyu da başından poposuna kadar 16-17 cm. uzunluğunda şu anda. Üstelik artık eklemlerini de oynatabilmektedir.
18. Hafta: Bebeğimiz el ve ayak parmaklarını sıkı sıkı açıp kapayabilecektir. Kol ve bacakları genellikle kıvrılmış ve kendine çekilmiş haldedir, sık sık uzatıp çekmektedir. Bebeğimiz erkek ise prostat gelişimi başlar, kız ise uterus oluşmuş ve tüpler yerine yerleşmiştir.
19. Hafta: Bebeğinizin duyusal gelişimleri bu hafta çok hızlı bir şekilde gelişecektir. Minik beyninde koku,tat alma, görme, dokunma ve duyma alanları belirmeye başlamıştır. Bazı araştırmalar bebeklerin bu dönemde artık sesinizi duyabildiğini göstermektedir.Yani siz de onunla konuşmaktan, ona kitap okumaktan ya da şarkı mırıldanmaktan çekinmeyin. Kim bilir belki sizi duyabiliyordur.
Bebeğinizin kolları ve bacakları artık birbirleriyle ve tüm vücudu ile orantılı hale gelmiştir. Böbrekleri idrar üretmeye devam etmekte ve kafa derisinde de saçları filizlenmektedir. Amniyotik sıvıda meydana gelen herhangi bir sorundan onu korumak için vücudu verniks kazeoza denilen bal mumuna benzeyen bir madde ile kaplanmaya başlamıştır.
20. Hafta: Artık bebeğinizin uzunluğu irice bir muz kadar olmuştur. Hareketleri giderek sıklaşmakta ve güçlenmektedir, onu hissetme ihtimaliniz yüksektir.Bebeğiniz bu aralarda çok sık yutkunma hareketi yapmaktadır. Bunlar onun sindirim sistemin geliştirebilmek için yaptığı egzersizlerdir. Sindirim sistemi artık “mekonyum” dediğimiz ilk dışkıyı üretmeye başlamıştır. Bu siyah ve yapışkan madde bağırsaklarda tutulur ve dışarı atılmaz, ancak bebeğinizin doğduktan sonraki ilk kakası olarak görülecektir.
21. Hafta: Bebeğiniz artık büyük bir havuç kadardır. Dövüş sanatları icra ediyor gibi bir hareket tarzı vardır. Ayrıca kaşları ve kirpikleri oluşmaya başlamıştır. Eğer kız bebek ise vajinası şekillenmeye başlayacaktır.
22. Hafta: Bebeğiniz bu haftalarda artık yarım kiloluk minyatür bir yeni doğana benzemektedir. Dudakları, göz kapakları ve kaşları her geçen gün daha da belirginleşen bebeğinizin, diş etlerinde minik diş kökleri bile oluşmaya başlamıştır. Gözleri de hemen hemen oluşumunu tamamlamıştır ama irislerinde (Gözün renkli olan tabakası) hala pigment bulunmamaktadır. Eğer rahminizin içini görebiliyor olsaydınız, onun o tüm vücudunu kaplayan lanugo denilen tüylerini ve tenindeki derin kırışıklıklarını da görebilirdiniz.
23. Hafta: Bir müzik açıp,olduğunuz yerde biraz sallanırsanız, hareket duyuları iyi gelişmiş olan bebeğiniz, sizin dans ettiğinizi anlayabilir. Boyu neredeyse 25 cm olan ve bir mango büyüklüğüne ulaşmış bebeğinizin, kıyafetlerinizin altından kıpırdandığını da hissedebilirsiniz. Bu haftalarda, nefes almaya hazırlanması için ciğerlerindeki kan damarları da hızla gelişir . Bu dönemde ses algılaması arttığı için evinizdeki ani seslere alışacaktır ve doğduktan sonra da bu sesler onu ürkütmeyecektir. (Kapı ziliniz, elektrik süpürgenizin sesi gibi)
24. Hafta: Bebeğiniz artık bir mısır kadar olmuştur. Şu an oldukça cılız bir görüntüye sahip olmakla birlikte kısa sürede cilt altı dokularını doldurup hızlıca büyümeye hazır hale gelmiştir. Bebeğimizin beyni birdenbire büyümeye başlar, algılarının önemli bir kısmı bu haftadan itibaren gelişecektir ve uyaranlara refleks değil artık bilinçli olarak cevap verdiği düşünülmektedir. Yani bebeğiniz artık öğrenmeye, bilgileri hafızasında depolamaya ve düşünerek mantıklı tepkiler vermeye başlamıştır. 24. hafta gebeliğin seyri açısından bir dönüm noktası olarak kabul edilir. ABD yasaları bebeği bu haftadan itibaren kendi hak ve özgürlüklerine sahip bir birey olarak görür. Türkiye’de ise bu durum 26. haftadan itibaren söz konusudur.
25. Hafta: Bebeğinizin boyu hızlı uzamaya ve birazcık kilo almaya başlamıştır.Böylece buruş buruş cildi artık düzgünleşmeye ve her geçen gün birazcık daha yeni doğan bir bebeğe benzemeye başlamıştır. Artık saçları da çıkmaktadır. Eğer şu anda bebeğinizi görebilme imkanınız olsaydı, saç rengini ve yapısını ayırt edebilirdiniz. Ultrasonografide doktorunuz size bebeğinizin ağırlığını söyleyecek ama boyu hiçbir zaman bütün olarak ölçülemeyeceği için net rakamlar verilemeyecektir. Ultrasonografi ölçümlerinde elde edilen uyluk kemiği ölçüm değerini (FL olarak belirtilir) 7 rakamı ile çarptığınızda çıkan sonuç bebeğinizin boyunun yaklaşık değeridir. Bu formül 24. haftadan itibaren geçerli olmaya başlar.
26. Hafta: Bebeğinizin kulaklarındaki sinir ileti ağı gelişecek ve öncekinden daha duyarlı olacaktır.Eşinizle konuşurken seslerinizi ayırt edebilecektir. Küçük miktarlarda amniyon sıvısını akciğerlerine almakta ve geri atmaktadır, bu solunum hareketleri akciğer gelişimi için esastır ve doğum sonrası ilk nefesini alabilmesi için gerekli egzersizlerdir. Bu dönemde bebeğiniz hızlı kilo almaya devam etmekte artık yağ dokuları gelişmektedir. Eğer bebeğimiz erkek ise testisleri scrotuma inmek için 2-3 günlük bir yolculuğa başlayacaktır.
27. Hafta: Bebeğiniz bu hafta yaklaşık bir karnabahar kadardır.Düzenli aralıklarla uyuyup uyanmayı öğrenmiştir. Gözlerini açıp kapayabilmektedir. Hatta parmağını bile emebilmektedir. Beyin dokuları hızla büyüyüp geliştiği için artık beyni çok aktiftir. Akciğerleri halatam olgunlaşmamıştır ama bu dönemde doğmayı denerse birtakım ilaç destekleri ile fonksiyon görebilecek kabiliyete ulaşmıştır. Hıçkırıklarını bu haftadan itibaren daha sık hissedeceksiniz. Her hıçkırık atağı birkaç dakika sürebilir, bunun bebeğe hiçbir zararı yoktur, gelişiminin bir parçasıdır.Endişelenmeyin ve ona dair hissettiğiniz her şeyin tadını çıkarmaya çalışın.
28. Hafta: Bu hafta bebeğinizin kilosu yaklaşık olarak 1000 gram, boyu ise 30-35 cm civarındadır. Gözlerini kırpabilir, kirpikleri de hareket ediyordur. Görme gelişimiyle birlikte rahime doğru gelen ışığı görebilir. Beyninde milyarlarca sinir hücreleri oluşur ve kendini dış dünyaya hazırlamak için kilo almaya başlar.
29. Hafta: Bebeğinizin kasları ve akciğerleri gelişmeye devam etmektedir.. Kafası yeni gelişen beyin hücrelerine yer açmak için günden güne büyümektedir.. Bebeğinizin temel ihtiyaçlarını karşılamanız için bu dönemde belirli bir miktar; protein, C vitamini, folik asit ve demir almanız gereklidir. Bu dönemde her gün bebeğiniz, iskelet yapısının gelişmesi için 250 mg kalsiyum depolar.
30. Hafta: Bebeğinizi çevreleyen amniyotik sıvının hacmi bebeğiniz büyüyüp rahimde daha çok yer kaplamaya başladığında azalacaktır. Görme duyusu gelişmeye devam etmektedir fakat hala çok keskin değildir. Doğduktan sonra bile gözlerini gün içerisinde belli bir süre kapalı tutacaktır. Gözlerini açtığında ışık farklılığına cevap verecek fakat 20/400 görme yetisine sahip olacaktır. Bu da demek oluyor ki, gözlerini açtığında sadece yüzünden birkaç cm uzaklıktaki cisimleri seçebilecektir(Normal yetişkin görüşü 20/20).
31. Hafta: Şu an bebeğiniz yaklaşık 1 kg 500 gram ağırlığındadır. 4 tane olgun portakal taşırsanız,bebeğiniz ağırlığını yaklaşık olarak hissedebilirsiniz. Artık bebeğiniz başını sağa-sola hareket ettirebilmektedir. Kolları, bacakları daha doğrusu bütün vücudu artık iyice tombullaşmaktadır. Bebeğinizin hareketlerini maksimum hissedeceğiniz haftadasınız. Hareketlenen bebeğiniz, tekmeleriyle ve taklalarıyla sizi bütün gece uyutmayabilir! Rahat olun, tüm bu hareketler bebeğinizin aktif ve sağlıklı olduğunun göstergesidir.
32. Hafta: Artık alacağınız kiloların yaklaşık yarısı bebeğinize gitmeye başlayacaktır. Önümüzdeki 7 hafta boyunca doğum kilosunun kilosunun %30-60 ‘ını tamamlayacaktır. Hızlı bir şekilde dış ortamda yaşamaya hazırlanmaktadır. Artık bebeğinizin ayak tırnakları, el tırnakları ve gerçek saçı bulunmaktadır.Kendini doğuma hazırlarken de cildi giderek yumuşak ve pürüzsüz bir hal alacaktır.
33. Hafta: Bebeğiniz artık yaklaşık 2000 gram ağırlığında ve yaklaşık 41 cm uzunluğundadır. Cenin görünümünden gün geçtikçe uzaklaşmakta ve iskelet yapısı artık iyice oluşmaya başlamaktadır. Kemikleri sertleşmektedir ama kafatasındaki kemikler ise daha tam olarak kaynaşmamış durumdadır. Bu da bebeğinizin doğum kanalından kolayca geçmesini sağlamak için planlanmış normal bir durumdur. Bu kemikler erken erişkinlik dönemine kadar tam olarak kaynaşıp,sertleşmez. Böylece beyin hücrelerinin gelişmesine olanak sağlayacak ortam korunmuş olur.
34. Hafta: Bebeğinizin doğumdan sonraki ısı dengesini sağlayacak olan cilt altı yağ dokuları hızlı bir şekilde dolmaktadır ve bu sayede daha yuvarlak hatlara kavuşacaktır. Cildi de giderek pürüzsüzleşmektedir. Santral sinir sistemi ve akciğerleri de olgunlaşmaktadır.Bu dönemden sonra erken doğumla ilgili endişeleriniz olsa bile bu haftadan sonra doğan bebeklerin yeni doğan problemlerinin çok şiddetli seyretmeyeceğini bilmek gerekir. Kısa süreli sağlık sorunları yaşansa da uzun vadede zamanında doğan bebekler kadar sağlıklı olurlar.
35. Hafta: Bebeğiniz artık çok büyüdüğü için içerde taklalar atamayacaktır, muhtemel doğum pozisyonunu almıştır ve bundan sonra sadece tekmelerini hissedebileceksiniz. Tabi oldukça güçlü bir şekilde… Bebeğinizin böbrekleri artık tamamen çalışmaktadır,karaciğeri ise bazı besinleri işlemden geçirebilecek kadar gelişmiştir.Bebeğinizin temel fiziksel yapısı artık tamamıyla şekillenmiştir ve geri kalan haftalarını kilo almak için kullanacaktır.
36. Hafta: Bu haftalarda bebeğimizin yağ birikimi giderek yavaşladığından, kilo alımı da yavaşlamıştır ama az da olsa her geçen gün kilosu artmaktadır. Bu haftada bebeğinizin kafa çevresi ile karın çevresi yaklaşık olarak birbirine eşittir. Bebeği kaplayan tüylü lanugo tabakasının çoğu kaybolmuştur ve peynir benzeri tabaka “vernix caseosa” da seyrelmeye başlamıştır . Her ikisi de, diğer sekresyonlarla birlikte bebek tarafından yutulacak ve bebeğin bağırsaklarında tutulacaktır. Bu koyu renkli ve kıvamlı macunsu madde bebeğimizin ilk kakasını oluşturacaktır ve mekonyum adınıalmaktadır. Bu haftanın sonu itibariyle bebeğimiz artık “full term” olarak nitelendirilecektir. Yani dilediği zaman doğabilir. 37 haftanın altı “preterm” yani erken; 42 haftanın sonrası “postterm” yani geç doğum olarak kabul edilir.
37. Hafta: Beklenen doğum tarihinize henüz 3 hafta olsa da bebeğiniz artık “full term”dir. Eğer doğumunuz başlarsa korkmaya gerek yoktur, bebeğinizin akciğerleri onu dış ortamda yaşatabilecekkadar gelişmiştir.( Tabi bu durum spontan başlamış normal doğum için geçerlidir, sezeryan planlanıyorsa tıbbi bir gerekçe olmadıkça 39. haftaya kadar beklenmelidir.)
38. Hafta: Bebeğiniz artık iyice kilo aldı, toparlandı. Bütün organları olgun ve dışarıda yaşamaya hazır. Ellerinin artık çok güçlü kavrama yeteneği oluşmuştur, çok yakında bunu test etme imkanınız olacak, ona ilk elinizi uzattığınızda parmağınızı çok sıkı kavrayabilecektir. Bebeğinizin göz renginin ne olacağını mı merak ediyorsunuz? İlk başta bunu tam olarak söyleyemeyeceksiniz. Eğer kahverengi gözlü doğduysa, gözleri muhtemelen kahverengi kalacaktır. Eğer gri ya da mavi gözlü doğduysa gözleri 9 aylık oluncaya kadar griye, yeşile, ela ya da kahverengiye dönecektir. Bunun nedeni çocuğunuzun gözündeki “iris” tabakasının doğumdan sonraki aylarda daha fazla pigment kazanmasıdır. Yani doğumdan sonra göz rengi genellikle açılmaz ya da daha maviye dönüşmez .Yeşil, ela ve kahverengi gözler gri ya da mavi renkli gözlerden daha çok pigmente sahiptir.
39. Hafta: Bebeğiniz dünya ile selamlaşmak için hazır, beklemektedir. Bu arada doğum sonrası vücut ısısını koruyabilmek için yeni yağ tabakacıkları oluşturmaktadır. Cildinin üst tabakası soyulmakta ve alttan gelen taze doku ile yer değiştirmektedir.
40. Hafta: Bebeğinizin şu an ne büyüklükte olduğundan bahsetmek zordur, kısaca küçük bir bal kabağı kadardır denebilir ama biliyoruz ki doğum kilosu çok değişkenlik gösterebilmektedir. Bebeğinizin kafa kemikleri arasındaki boşluklar kapanmamıştır, bu sayede doğum kanalından geçerken bu kemikler üst üste binip kafa çapını küçültebilmekte, geçiş kolaylaşmaktadır. Kafanın bu şekilde şekil değiştirebiliyor olması doğumda bebeğinizin kafasını uzamış olarak görmenize yol açabilir. Bu durumun çok normal ve geçici olduğunu bilmeniz gereklidir.
Gürgan Klinik Kadın Sağlığı, İnfertilite ve Tüp Bebek Merkezi

I am text block. Click edit button to change this text. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar dapibus leo.