Azospermi ve Kısırlık (İnfertilite)

Azospermi; alınan meni örneği içinde canlı sperm hücrelerinin bulunmamasıdır. Hiç sperm olmaması durumu olarak da tanımlanmaktadır.

Kısırlık; tıbbi nedenlerle çocuk sahibi olamama durumudur. Düzenli cinsel ilişki olmasına rağmen, çift 1 yıl boyunca çocuk sahibi olamıyorsa kısırlık teşhisi konulmaktadır.

Azospermi ise kısırlık sorunlarından biridir. Kısırlık sorunlarının yaklaşık %15’i azospermi hastalığından dolayı kaynaklanmaktadır.

Azospermi Türleri

İki çeşit azospermi hastalığı görülmektedir. Bunlardan birisi tıkanıklığa bağlı olan azospermi diğeri ise tıkanıklığa bağlı olmayan azospermidir.Tıkanıklığa bağlı olan azospermide, testislerde sperm hücresi bulunsa dahi,  kanallarda veya testislerdeki tıkanıklıklardan dolayı meni dışarıya çıkarılamaz. Genital enfeksiyonlar veya doğuştan gelen sperm kanallarının eksikliği bu duruma yol açmaktadır.

Tıkanıklığa bağlı olmayan azospermi ise menide hiç sperm bulunmaması ya da çok az sayıda sperm üretilmesidir. Azospermi hastalarının yaklaşık %65’i bu gruba dahildir. Genetik ve hormonel bozukluklar, testislerin doğuştan yukarıda olması ve radyasyon gibi nedenlere bağlı olarak oluşabilir.

Azospermiye Sebep Olan Faktörler

Azospermi hastalığının doğuştan kaynaklı olması dışında, sağlıklı bireylerde de daha sonradan görülebilmektedir.

İlerlemiş erkek yaşı: Erkekler için özellikle 40 yaş sonrasında çocuk sahibi olmak zorlaşmaya başlar. Bu yaştan sonra, yılda yaklaşık 1.2 oranında testesteron hormonunda düşüş yaşanır buna bağlı olarak sperm üretiminde azlık baş gösterir.

Beslenme Bozukluğu: Çok fazla ve kalitesiz yemek yemek, obezite veya tam tersine az beslenme yani az kalori alma da ciddi anlamda azospermiyi etkilemektedir.

Çevresel Faktörler: Bugün hepimizin içinde bulunduğu sosyal ortam da sperm üretimimizi etkileyen faktörler arasındadır. Sinir, stres, psikolojik sorunlar, işsel veya ailesel etkenler azospermiyi olumsuz olarak etkiler.

Hormonal: Hormon seviyesinde düzensizlikler, gereken durumlarda istenilen hormonun salgılanmaması, hormonun az veya çok salgılanmasından dolayı kaynaklanmaktadır.

Azospermini Önceden Fark Etmek Mümkün mü?

Azospermi tanısının konulması için elbette semen analizi yaptırmak gerekmektedir, fakat bu testi yaptırmadan önce meninizde bir kaç anormal bozukluğa rastlayabilirsiniz. Eğer meninizde sarımsı, yeşilimsi, hatta kırmızımsı bir renk varsa veya meniniz normalden çok daha sıvı veya daha koyuysa, meninizde alışılagelmedik bir koku varsa, bir doktor kontrolüne gitmeniz gerekmektedir.

Azospermi Tedavisi

Öncelikle hastanın azospermi olup olmadığı tespit edilmektedir. Bu durum spermiogram denilen bir yöntem ile anlaşılır. 2 hafta ara ile bakılan 2-3 spermiogram sonrası hiç sperm hücresi görülmemiş ise azospermi tanısı konulur. Daha sonrasında ön üroloji ve kromozom değerlendirmesi yapılır. Çünkü azospermik olguların %10-12’sinde yapısal veya sayısal kromozomal problemler bulunmaktadır. Aynı zamanda Y kromozomundaki kopmalara da bakılmaktadır.

Tanı konulan hastalara da mikroskobik TESE yöntemine başvurulur. Mikroskobik TESE yöntemi biyopsi yöntemlerinden neredeyse en başarılı olanıdır.

Mikroskobik TESE, yumurtalık dokusunu mikroskop altında inceleme yöntemidir. Mikroskop altında yapılan tarama sonrasında yumurtalık dokusunda spermin bulunabileceği bölgelerden alınan doku örneklerinde sperm bakılır.

Çoğu durumda sperm bulunmaktadır. Fakat sperm bulunamayan bazı durumlarda alınan doku örnekleri  ise patolojik tanıya gönderilir. Patoloji sonucuna göre hastaya bir tedavi verilir ve tekrar mikroskobik TESE işlemi uygulanır.

Mikroskobik TESE işlemi sonucunda testislerden edilen sperm hücresiyle, gebeliği gerçekleştirmek için mikroenjeksiyon uygulanır. Bu yöntem azospermiyi kalıcı olarak geçirmese bile gebeliğin olmasını sağlar.

Bir önceki yazımız olan Öncü sperm ile çocuk sahibi olunabilecek başlıklı makalemizde Azospermi, Azospermi Tedavisi ve öncü sperm hakkında bilgiler verilmektedir.