Adet Düzensizliği

Adet düzensizliği konusunda birçok kadın yıl içerisinde 11 ya da 13 defa adet olmaktadır. Bu değerlere yakın sayıda adet görenler normal olarak kabul edilmektedir.  Bazı durumlarda kadınların adet olma oranları değişmektedir. Adet olunsa bile adet olma süreleri değişkenlik göstermektedir.

Adet dönemleri, ilk defa adet görmeye başlayan kişilerde daha düzensiz görülmektedir. Ortalama 3 – 4 ay geçtikten sonra, adetin düzenli bir hal alması gerekmektedir. Eğer adetler düzenli olmazsa, adet görmede bir problem var demektir. Düzenli bir döngü ile adet olabilmek için adet olmayı sağlayan hormonların dengelenmesi ve normal seviyede olması gerekmektedir. Adet düzensizliğinin olduğu durumlarda, detaylı muayene tanı konulmasında faydalı olacaktır. Orta yaşlarda ve genç kabul edilebilecek kişilerde farklı nedenlerden dolayı adet düzensizliği meydana geliyor olsa da, 40’lı yaşların geçilmesinin ardından eğer kişi 12 ay kadar adet olmaz ise menopoz döneminin başladığı anlaşılmaktadır. Bu tür durumlar için detaylı bir şekilde tarih takibinin yapılması gerekmektedir.

Adet düzensizliği nedenlerioldukça fazladır ve çok çeşitli problemlerden dolayı adet olunamayabilir ve adetler düzensiz bir hal alabilmektedir. Bu sebeple, çok fazla adet düzensizliği yaşayan kişiler, sorunların belirlenmesi için tıbbi destek almalıdır. Alınan destekler ve uzman kontrolleri sonrasında da adet düzensizliği nedenleri belirlenmekte ve buna göre tedavi uygulanmaktadır.

ADET DÜZENSİZLİĞİ NEDİR?

Adet Düzensizliği Nedenleri Nelerdir?

Adet olmayı engelleyen en büyük faktör birçok problemin ortaya çıkmasına sebep olan strestir. Kişi, farklı dönemlerde aşırı kilo almışsa ve yahut da vermişse stres altında kalmaktadır. Günlük rutinde yapılan değişiklikler veya alışkanlıkların yapılamaması kişiyi strese itmektedir. Bu tür değişiklikler ve stres sebebiyle de adet düzensiz hale gelebilmektedir. Buna benzer durumlarda da adet düzensizliği tedavisi yapılmalıdır.

Doğum kontrol hapları da adet düzensizliğine neden olur. Doğum kontrol hapları çeşitli hormonları içermektedir. Genel olarak bu haplar, yumurtalıkların içerisine yumurtanın bırakılmasını engellemektedir ve kısacası hamilelik ihtimalini ortadan kaldırmaktadır. Fakat bu hapları kullanmak veyahut da uzun süredir kullanıyor iken bırakmak birtakım düzensizliklere neden olabilmektedir. Adet görme düzeninin eski haline dönebilmesi kimi zaman 5 – 6 ayı bulabilmektedir. Bu tür durumlarda direkt olarak tedavi olmaya gerek duyulmamaktadır. Fakat bu süre daha da uzar ise kliniğimizden adet düzensizliği tedavisi için talepte bulunabilirsiniz.

Adet düzensizliğine sebep olan bir diğer faktör de Endometriozis’tir. Endometriozis tüm rahmi kaplamaktadır. Her ay düzenli olarak rahim yolu ile vücuttan atılmakta olan endometriyal dokular, eğer rahim dışarısında büyümeye başlar ise ortaya endometriozis problemi çıkmaktadır. Bu durum da adetin düzensizleşmesine sebep olmakta hatta tedavi edilmez ise uzun süreler boyunca adet olunmasını engellemektedir. Buna benzer çeşitli sağlık problemlerinde kliniğimiz ile iletişime geçerek, uzmanlar yardımı ile sorunun üstesinden gelmek gerekmektedir.

Yumurtalık yetmezliği, adet düzensizliğine sebep olan bir diğer faktördür. Bu problem, yumurtalıkların görevini büyük ölçüde yerine getirememesinden kaynaklanmaktadır. Genel olarak 35-40 yaş altındaki kadınlarda görülmektedir. 40 yaş üstündeki kadınlarda genel olarak yumurtalıklar yavaş yavaş işlevini kaybettiği için bu hastalıklar daha alt yaş grubundaki kişilerde görülmektedir. Yumurtalıkların yetersiz olması veyahut da görevlerini yetersiz bir şekilde yapmalarından dolayı adet kanamaları düzensiz bir hal alabileceği gibi, adetin hiç olmaması da görülebilecek bir diğer ihtimaldir. Çoğunlukla genetik olan bu yumurtalık yetmezliği bazı durumlarda da kemoterapi gibi tedavilerden sonra ortaya çıkmaktadır. Yoğun radyasyona maruz kalındığı süreçlerde de yumurtalık yetmezliği yaşanabilmektedir. Tedavisinin yapılamamasından dolayı da kişi erken menopoza girmiş kabul edilmektedir. Ancak yeni araştırma çalışmaları ile erken menopoz sonrası çocuk sahibi olma konusunda umut verici gelişmeler yaşanmaktadır. Cerrahi yumurta aktivasyonu bu çalışmalardan birisidir.

Adet düzensizliğine sebep olan onlarca farklı etken bulunmaktadır. Diyabet hastaları, bazı dönemlerde düzensiz bir şekilde adet olmaktadır. Rahim kanseri olan kişilerin düzensiz adet olmaya ek olarak, hiç adet olamama ihtimalleri de vardır. Kan inceltici ilaçların sıklıkla kullanılması çok büyük oranlarda adet kanamasının gerçekleşmesini engellemektedir. Vücuttaki kas kütlelerinin gelişimi için kullanılmakta olan steroidler de aynı şekilde adet düzenini olumsuz yönde etkilemektedir. Sıklıkla kullanılan antidepresan ilaçlar kadınların adet kanaması sıklığını olumsuz yönde etkilemekte ve bazı durumlarda ilacın kullanıldığı süre boyunca adet gerçekleşmemektedir. Bu tür istenmeyen durumlar için öncelikle vücuda zararlı olan ilaçların doktor kontrolünde kullanımının bırakılması gerekmektedir.

Adet Düzensizliği Tedavisi Nasıl Yapılır?

Adet düzensizliği yaşayan birçok kişinin aklında ‘Adet düzensizliği tedavisi nasıl yapılır?’ sorusu yer almaktadır. Bu soruya verilecek birçok cevap bulunmaktadır. Kişinin yaşamakta olduğu soruna göre çeşitli şekillerde tıbbi müdahale gerçekleştirilebilmektedir. Bunun için de öncelikle kişinin yaşamakta olduğu sorunun detaylıca tespit edilmesi gerekmektedir. İlk muayene ve doğru tanı hayati önem taşımaktadır. Bu sayede sorunların çözüme ulaştırılması daha da kolaylaştırılmaktadır.

Adet düzensizliği tedavi süreçleri genel olarak adet düzenleyici ilaçlar ile tamamlanmaktadır. Bu tür ilaçlar vücuda zararlı olmayıp, aksine düzenleyici etki gösterdiği için problem yaşayan kişiler tarafından da çoğunlukla tercih edilmektedir. Yaşanan sorunların detaylıca incelenmesi ve sorunların ortaya konulmasından sonra, problemin üzerine gidilerek çözüm yöntemi belirlenmektedir. Gerekli teşhislerin koyulmasının ardından kısa süre içerisinde kişi eski adet düzenine geri kavuşabilmekte ve sağlık sorunlarından kurtulmaktadır.

 

Bir önceki yazımız olan Hafta Hafta Gebelik - 2 başlıklı makalemizde Doğurganlık Aşısı, Gebelik ve Gebelik Takibi hakkında bilgiler verilmektedir.