Günümüz Tıp Dünyasında Tartışılan Tüp Bebek ve Kök Hücre Gibi Yeni Uygulamaların İslam Dini Açısından Değerlendirilmesi

1- Tüp Bebek Nedir?

Çocuksuz ailelerde anne adaylarından elde edilen en az 7-9 yumurta hücresi baba adayının spermleri ile laboratuar koşullarında döllenir ve yine laboratuar koşullarında embriyoların gelişmesi için üç gün beklenir.
Elde edilen embriyolardan iki ile üçü rahme yerleştirilir. Bu işlem başarılı bir gebeliğe yol açarsa,hazırlanmış olan diğer embriyolara ihtiyaç kalmaz.
Bu embriyolar çiftlerin isteği doğrultusunda, daha sonra kendileri için başka bir gebelikte kullanılmak veya başka evli ve çocuksuz çiftlere bağışlanmak üzere veya kök hücre geliştirmek üzere dondurulmaktadır.

Tüp Bebek (IVF) Uygulamasının Nasıl Yapılır?

  1. Anneye bir takım hormonlar aşılamak suretiyle yumurtalıklar uyarılarak birçok yumurta elde edilmekte,
  2. Anne yumurtalığından alınan yumurtalar ile babadan alınan erkek tohum hücreleri (sperm) karşılaştırılarak laboratuarda döllenmekte,
  3. Birçok blastocist elde edilmekte,
  4. Laboratuvar’da hazırlanmış birkaç tane blastocist anne rahimine konmakta,
  5. Eğer anne hamile kalırsa diğer blastocistler yok edilmekte, ya da araştırmalarda ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmakta,
  6. Anne veya babanın çocuk yapma kabiliyeti yoksa başka kadın veya erkeklerden sperm veya yumurtalık elde edilmekte,
  7. Anne rahmi uygun değilse taşıyıcı anne bulunmaktadır.
Şimdiye kadar hemen hemen bütün İslam alimleri, normal yoldan çocuk sahibi olamayan eşlerin, kocanın spermi ile karısının yumurtasının dışarıda döllenerek kadının rahmine yerleştirilmesi; ya da kocanın sperminin mikroenjeksiyon yöntemiyle hanımının rahmine ulaştırılarak çocuk sahibi olmalarının caiz olacağına; tüp bebek uygulaması belirlenen bu standartların dışına çıkıldığı ve araya yabancı unsur sokulduğu; yani sperm,yumurta ve rahimden biri karı-koca dışında başka bir şahsa ait olduğu takdirde caiz olmamaktadır; çünkü meşru bir çocuğun, gerek sperm ve yumurta, gerekse rahim bakımından nikahlı karı-kocaya ait olmasında İslam Dini’nin genel prensipleri bakımından zaruret vardır.
Ancak tüp bebek yönteminde birden fazla blastocist üretilmesi ve bunlardan bir kısmının ana rahmine konması ve diğer blastocistlerin yok edilmesi yada araştırmalarda ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılması, tüp bebek konusunu dini açıdan yeniden tartışılır hale getirmektedir.
Çünkü, sperm ve yumurtanın döllenmesinden itibaren, oluşan zigotu insan olarak kabul eden bilim adamları bulunmaktadır. Buna göre insana ilk anından itibaren bir birey olarak saygı duyulmalı, hukuki hakları tanınmalı ve ihlal edilmemelidir.
Bu sakıncayı giderebilmek için, tüp bebek uygulamasında eğer mümkünse ihtiyaçtan fazla yumurta döllenmemeli ve bunlar ilmi-teknolojik imkanlarla korunmalı, sadece ihtiyaç duyulan yumurtaların döllenmesiyle yetinmelidir.
Aksi takdirde fazla aşılanmış yumurtaların imha edilmesi dini yönden sakıncalı olacaktır. Katolik kilisesi de, tüp bebek uygulamaları sonunda elde edilen kök hücrelerin itlafını kabul etmemektedir.

 

Bir önceki yazımız olan Yumurtlamanın Artırılması (Kontrollü Over Stimülasyonu) başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.